6 Kasım 2026, Cuma
İstanbul 10°C
BIST 100 11.480 +%1.29 DOLAR 50,16 +%0.22 EURO 55,96 %-0.56 GR ALTIN 6.523 TL %-1.11

VAKİTSİZ

Güncel ve Son Dakika Haber Portalı
6 Kasım 2026, Cuma İstanbul 10°C
Genel

Basmane arazisi İzmir halkınındır

Basmane arazisi İzmir halkınındır
Yazı Boyutu:

İzmir’in kent merkezinde bulunan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen arazinin satışa çıkarıldığı yönündeki haberler, meslek örgütlerinin tepkisini çekti. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası ve Kültürpark Platformu ortak açıklama yaparak arazinin geleceğine ilişkin kararların kamu yararı doğrultusunda alınmasını istedi.

Kurumlar, yıllardır tartışmaların ve hukuki süreçlerin konusu olan arazinin ticari bir yatırım alanı olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Açıklamada, arazinin geçmişte kamu mülkiyetinden çıkarılmasına yol açtığı savunulan uygulamalara dikkat çekildi. Devam eden hukuki süreçle alanın yeniden tamamen kamuya kazandırılabileceği belirtildi. Basmane arazisinin 40 yıldır toplumsal mücadelenin konusu olduğunu vurgulayan kurumlar, alanın geleceğinin yalnızca belediyelerin veya şirketlerin kararlarına bırakılamayacağını savundu.

Ortak açıklamada, Basmane arazisinin yalnızca ekonomik değeri üzerinden ele alınamayacağı belirtildi. Kurumlar, yıllardır devam eden mücadeleye ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Basmane Arazisi yalnızca bir arsa, bir ticari yatırım ya da ihale konusu değildir. Basmane Arazisi, kamu malına çökmek isteyen sermaye grupları ile kentin merkezindeki kamusal varlıkların korunmasını ve kamu yararını savunan halk iradesi arasındaki bir mücadele alanıdır. Yıllardır meslek odalarının, demokratik kitle örgütlerinin ve kentlilerin yürüttüğü hukuki ve toplumsal mücadelenin konusudur. Bu mücadele, kentin merkezindeki kamusal varlıkların korunması ve kamu yararına değerlendirilmesi mücadelesidir. 40 yıllık kamusal mücadele, bir ihale kararıyla yok sayılamaz.”

Açıklamada, arazinin geleceğine ilişkin kararların demokratik katılımla alınması gerektiğine de dikkat çekildi. Açıklamada, şu değerlendirmede bulundu: “Kentlerin geleceği, belediye başkanlarının değişen siyasi tercihlerine, dönemsel yönetim anlayışlarına veya kapalı kapılar ardında yapılan protokollere bırakılamaz. Kamu mülkiyetindeki alanların geleceği kişisel ve siyasi tasarrufların değil, kamusal denetimin ve demokratik karar süreçlerinin konusu olmalıdır. Belediye başkanları gelip geçicidir; fakat kente karşı işlenen suçlar kalıcı tahribatlar bırakır. Bu kent, kamusal değerleriyle birlikte İzmir halkına kalır.”

Arazide yüksek yoğunluklu yapılaşma içeren bir projenin trafik ve altyapı yükünü artıracağı görüşüne de yer verilen açıklamada, alanın kamusal ihtiyaçlar doğrultusunda planlanması istendi. Açıklamada, bu konudaki taleplerini şöyle dile getirdi: “İzmir’in merkezinde yer alan bu alanın geleceği, yalnızca yatırımcıların beklentileri üzerinden değil; kentin acil ihtiyaç duyduğu kamusal açık alan, bütüncül yeşil alan, sosyal ve kültürel donatı ihtiyaçları, kent belleği ve planlama ilkeleri üzerinden kurgulanmalıdır. Kent merkezinin geleceğine ilişkin kararlar, bütüncül bir planlama yaklaşımı ve kamu yararı temelinde oluşturulmalıdır.”

Açıklamada, arazinin mülkiyet durumuna, devam eden davalara ve olası ihale sürecine ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiği de vurgulandı. Açıklamada şunlar ifade edildi: “İzmir halkının mülkiyet kayıtlarını, protokolleri, dava süreçlerini, ihale koşullarını ve planlama kararlarını bilme hakkı vardır. Kamu adına karar verenler, bu süreçleri kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun önünde şeffaflıkla yürütmekle yükümlüdür. İzmir halkından gizlenen değil, İzmir halkının katılımıyla yürütülen bir süreç istiyoruz. Basmane arazisinin geleceği yalnızca bir belediyenin, bir kamu kurumunun ya da ihaleye katılacak şirketlerin meselesi değildir. Bu alanın geleceği, İzmir’in kamusal değerlerinin nasıl korunacağının ve kentlilerin kendi kentleri üzerinde ne ölçüde söz sahibi olacağının önemli bir göstergesidir. Bu nedenle başta meslek odaları, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, kent konseyleri, mahalle örgütlenmeleri, akademisyenler ve bilim insanları olmak üzere tüm İzmir halkını Basmane arazisinin geleceğine ilişkin kararları birlikte sorgulamaya, kamusal mülkiyetin korunmasını talep etmeye ve ortak kent hakkını savunmaya davet ediyoruz.”