Trump yönetiminin İran savaşındaki stratejisi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde aldığı ağır yenilginin ardından Washington’da yeni bir siyasi krize dönüştü. Demokratların Kongre’de güç kazanmasıyla Pentagon’da bile olası görevden almalar tartışılıyor.
Hatta Washington Post, Trump yönetiminin İran savaşı nedeniyle yaşadığı siyasi krizin ardından Pentagon’daki atmosferi “bıçaklar çekildi” (Knives out) ifadesiyle tanımladı. Başkan Donald Trump’ın seçim yenilgisinden sorumlu tutacağı isimleri aradığı iddiaları, yönetim içindeki gerilimi daha da artırdı. Peki kimlerin koltuğu sallanıyor ve B planı ne? Detaylara yakından bakalım…
HEGSETH’İN ZAFER İLANI TUTMADI: AYLAR GEÇTİ, SAVAŞ BİTMEDİ!
İran savaşının en güçlü savunucularından biri olarak öne çıkan Pete Hegseth, çatışmaların başlangıcından itibaren yönetimin askerî politikalarını kamuoyu önünde savundu. Hegseth, savaşın değişen hedeflerini, ekonomik ve askerî maliyetlerini ve Kongre’den resmî onay alınmamasını sorgulayan milletvekilleri ile gazetecilere sert tepki gösterdi.
Savunma Bakanı, İran ordusunun askerî kapasitesinin “gelecek yıllar için” ortadan kaldırıldığını öne sürerken, çatışmaların başlamasından yalnızca birkaç hafta sonra Tahran karşısında tam zafer kazanıldığını ilan etti. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen çatışmaların sona ermemesi ve taraflar arasında bir barış anlaşmasına varılamaması, yönetimin savaşın sonuçlarına ilişkin açıklamalarını tartışmalı hâle getirdi.
Hegseth’in savaş boyunca kullandığı iyimser söylem, askerî hedeflerin ne ölçüde gerçekleştirildiği ve ABD’nin uzun vadede nasıl bir strateji izleyeceği konusunda soru işaretlerini artırdı.
Washington Post’un aktardığı bilgilere göre, Pentagon’daki siyasi atmosfer çarşamba günü seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte belirsizliğe sürüklendi. Misilleme endişesi nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı yetkili ve konuya yakın kaynaklar, bakanlık içerisindeki görüş ayrılıklarının belirginleştiğini ifade etti.
İç görüşmelere aşina bir kaynak ise gazeteye verdiği demeçte Savunma Bakanlığı’ndaki siyasi ortamı “çok dinamik” olarak tanımlarken, yönetim yetkililerinin Kongre’deki güç değişiminin sonuçlarını değerlendirmeye çalıştığını ve kendi aralarında ciddi anlaşmazlıklar yaşandığını söyledi. Aynı kaynak, Hegseth’in seçim yenilgisinin sorumluluğunu başka isimlere yüklemeye çalışıp çalışmayacağının da tartışıldığını belirtti.
TRUMP’IN EN YAKIN ASKERÎ İSİMLERİ DE HEDEFTE: İRAN OPERASYONUNUN MİMARLARI MI GÖNDERİLECEK?
Olası görev değişikliklerinde adı geçen bir diğer isim, ABD Merkez Komutanlığı’nın başında bulunan Amiral Brad Cooper. Cooper’ın İran savaşının askerî mimarlarından biri olduğu ve İran’ın askerî kapasitesine yönelik saldırgan operasyonları sıklıkla desteklediği ifade ediliyor.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre Cooper, geçen hafta Beyaz Saray’a giderek yeni askerî operasyon seçeneklerini gündeme getirdi. Başkan Trump ise son günlerde İran’a yönelik kapsamlı bir savaşa yeniden dönülmesi ile askerî ilerlemenin sürdürülmesi arasında değişen açıklamalar yaptı. Trump, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine çok hızlı ve güçlü bir saldırı gerçekleştirebileceğini de dile getirdi.
Başkanın en üst düzey askerî danışmanı olan Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in de geleceği tartışma konusu. Yetkililer, Caine’in İran savaşının ABD ordusunun gelecekteki operasyonel kapasitesi üzerindeki etkilerinden daha fazla endişe duyduğunu, ancak genel anlamda Trump’ın askerî planlarına açıkça karşı çıkmadığını belirtiyor.
ABD basınında çatışmalar başlamadan önce yayımlanan haberlerde Caine yönetiminin bazı ABD mühimmatlarında yaşanan stok sıkıntısına ve İsrail dışındaki müttefiklerden yeterli destek alınamamasına ilişkin uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı.
‘İKİ AY İÇİNDE DEĞİŞİM GÖREBİLİRİZ’
Peki, İran Savaşı’nın uzaması ve seçimlerde yaşanan kayıpların ardından gerçekten de savaşın siyasi ve askerî faturası, Pete Hegseth başta olmak üzere bu sürecin mimarı olarak görülen Brad Cooper ve Dan Caine gibi isimlere kesilir mi?
“Trump, İran Savaşı’nın iyi gitmediği dönemde sorumluluğu bir şekilde yine Hegseth’e yüklemeyi denemişti. Ancak bugünkü şartlarda siyasi sorumluluğu ona yüklemesinin önünde, başkanlığının geri kalan iki yılında istikrarı bozma ihtimali bulunuyor” diyen Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, şu bilgilerin altını çizdi:
“Sonuçta Trump, siyaseten sorumlu ve yetkili bir başkan olarak bundan sonraki her adımda da hata yapıldığı imajını yaratmak istemez. Üstelik hâlâ hayata geçirmeye çalıştığı iç ve dış politikada büyük değişimler ve uygulamalar var. Ancak Hegseth, Savaş Bakanı olarak bu işin askerî sorumluluğunu üstlenebilir. Yani Trump, kendi karar ve stratejisini uygulama noktasında hatalı bulduğu Hegseth’i askerî açıdan başarısız kabul ederek bu anlamdaki sorumluluğu kendisine yükleyip görevden alabilir. Üstelik Demokratların siyasi bakış açısıyla Hegseth’in görevden alınmasını talep etmesi, Trump için daha kötü bir tablo yaratacaktır. Bu yüzden kongre yeminleri gerçekleşmeden önceki iki ay içerisinde bir değişim görebiliriz.”
HEGSETH’İ BEKLEYEN SORUŞTURMALAR NE?
Demokratların başlatabileceği soruşturmaların yalnızca İran savaşıyla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Hegseth’in görev süresi boyunca aldığı tartışmalı kararlar da Kongre’nin inceleme alanına girebilir. Bunlar arasında çok sayıda üst düzey askerî komutanın görevden alınması ve Savunma Bakanlığı genelindeki çeşitlilik çalışmalarının kaldırılması bulunuyor.
Ocak ayında Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi başkanlığını devralması beklenen Demokrat Temsilci Adam Smith, çarşamba günü Demokrat çalışma arkadaşlarına gönderdiği mektupta Pentagon üzerinde “güçlü bir denetim” kurmanın öncelikleri arasında yer alacağını açıkladı.
PENTAGON’DAKİ ASKERÎ KADRODA BÜYÜK BİR DEĞİŞİKLİK RİSKLİ
İran Savaşı devam ederken Trump’ın Pentagon’daki askerî kadroda büyük bir değişiklik yapmaktan kaçınabileceğini de söyleyen Dr. Tolga Sakman, “Çünkü hâlihazırda kurguladığı ve devam etmekte olan bir operasyon var. Bu operasyonun değişiklikler sonrasında dahi uyumlu bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Bu nedenle önümüzdeki iki ay içerisinde bir alternatifinin olup olmadığını tahmin etmek zor. Genelkurmay Başkanı gibi üst düzey komutanları Kongre görevden alamaz. Bu yüzden Trump üzerinde bu yönde bir baskı oluşmayacaktır. Fakat yeni atamalarda Kongre onayı gerekeceğinden, değişikliğe gitmesi durumunda ocak ayından sonra bu süreç tıkanabilir” dedi.
TRUMP’IN B PLANI: DİPLOMASİ Mİ, YIKICI BİR SALDIRI MI?
Peki Washington’ın B planı ne olabilir? Yönetim savaşı sonlandırmak için diplomatik bir çıkış yolu mu arayacak, yoksa askerî baskıyı artırarak yeni bir strateji mi izleyecek?
Bu soruma “Her durumda Trump’ın ağır bir saldırıyla bu savaşı sonlandırma niyetinde olduğunu düşünüyorum” cevabını veren Dr. Tolga Sakman, “Bu saldırı, İran’ı yeniden masaya çekmek veya sahada barışı kabul ettirmek amacıyla gerçekleştirilebilir. Çünkü bu kez masaya oturulsa bile Tahran, önceki anlaşmada elde ettiklerinin tamamını alamayacaktır” dedi. Uzman isim şöyle devam etti:
— Trump, hem savaşın sonunda Tahran’ın egosunu törpülemek hem de Amerikan toplumu içerisinde önceki anlaşma nedeniyle kendisine karşı oluşan kırılganlığı ve seçim sonrasındaki siyasi ve psikolojik durumu yönetmek için daha güçlü bir anlaşma yapmak isteyecektir. Hâlihazırda bölgeye devam etmekte olan askerî yığınak, bir saldırı planının geçerli olduğunu gösteriyor.
— Demokratların Kongre’de çoğunluğu elde etmesi, Trump’ın dış politikasına ve İran Savaşı gibi operasyonlarına engel teşkil etmiyor. Hatırlayalım ki savaş başladığında da Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre’den onay alma gereği duymamıştı Trump. Bugün de bu uygulamalarına devam edebilir. Tek sorun, yemin töreninden sonra ABD’nin operasyonu hızla sonlandırmak zorunda kalacak olması. Çünkü süreç içerisinde Kongre, komisyonlar vasıtasıyla komutanları, siyasetçileri ve diğer tüm ilgilileri sorgulamak üzere davet ederek konuyu daha fazla gündeme taşıyabilir.
47 MİLYAR DOLARLIK SAVAŞ FATURASI: ABD ORDUSUNUN MÜHİMMATI TÜKENİYOR MU? Pentagon’un karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de İran savaşının giderek büyüyen ekonomik ve askerî maliyeti. Yeni finansman sağlanamaması durumunda Savunma Bakanlığı’nın savaş nedeniyle acil nakit ve silah açığıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. ABD Merkez Komutanlığı’nın tahminlerine göre İran savaşı, ekim ayının ortasına kadar ABD’ye 47 milyar dolardan fazla maliyet getirdi. Bu tutarın yaklaşık 30 milyar dolarlık bölümünü yalnızca mühimmat harcamaları oluşturuyor. Söz konusu rakamlar, ABD ordusunun İran operasyonları sırasında yüksek değerli ve stratejik öneme sahip silah sistemlerini ne kadar hızlı tükettiğini de gözler önüne seriyor. Böylece İran savaşı, Trump yönetimi için yalnızca dış politika ve güvenlik meselesi olmaktan çıkarak seçim sonuçlarını, Pentagon’daki yönetim kadrosunu, Kongre ile ilişkileri ve ABD’nin savunma bütçesini doğrudan etkileyen kapsamlı bir siyasi krize dönüşmüş durumda.