FON vurgunu gündemden düşmüyor. Önce münferit bir vaka olarak lanse edilmeye çabalanan skandal, iktidar içi kliklerin restleşmesine döndü, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarının ardından da hiyerarşik bir suç yapılanması olarak tarif edildi.Vurgunda adı geçen isimler sır gibi saklanırken bu sırada ilk ceza, fon vurgunu hakkında haberler yapan gazetecilere kesilmek istendi.Tamamı AKP’lilerden oluşan vurgunun siyasi ayağı hakkında herhangi bir adım atılmazken dün ikinci kez ifade veren eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Kaya rejimin ilk feda edilen ismi oldu.
Vurgunun siyasi boyutunu saklamak isteyen Saray rejimi, Kaya’nın ifade verme işlemini kamuoyuna gösterme tercihinde bulundu. İlk ifadesinde adliyenin arka kapısından sokulan, gazetecilere herhangi bir fotoğraf ya da video verilmeyen Kaya bu kez yurttaşların giriş yaptığı Çağlayan Adliyesi’nin C kapısından içeri sokuldu.
Fatma Betül Kaya eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile birlikte Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görüntülendi. Gazetecilerin tutuklandığı, muhalefet kesimlerine yönelik operasyonlarla görünmez kılınmak istenen vurgunda Kaya çifti elini kolunu sallayarak ifade vermeye gelirken rejimin fedası AKP’nin iki numaralı isminin kamuoyu önünde lanse edilmesiyle gerçekleşti. Fatma Betül Sayan Kaya’nın yağmurlu ve kapalı havaya rağmen büyük siyah gözlük bir taktığı görüldü. Kaya, adliye içinde de gözlüğünü çıkarmadı.
Adliye girişi sırasında Kaya çifti, soruları yanıtsız bıraktı. Fatma Betül Sayan Kaya’nın, “Müsaade ederseniz ifademizi verelim lütfen” dediği duyuldu. Öte yandan AKP’li Kaya çifti, gazetecilerin “163 milyon lirayı nereden temin ettiniz?” sorusunu yanıtsız bıraktı. Kaya’ya yönelik tutum tepki çekerken YENİ Partili Murat Emir, “O bakan çocuklarına, eski milletvekillerine, parti sözcülerinin yakınındaki şu anda kaçtığı söylenen kişiye dokunulmayacaksa, bu göz boyama operasyonudur” açıklamasında bulundu.
Vurguna ilişkin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ise dikkat çekti. Yandaşların ve iktidar içi kliklerin Erdoğan’ı meseleden uzak tutma çabaları sürerken Erdoğan da açıklamasında kendisinin konudan haberinin olmadığı mesajını verdi. Erdoğan, 80’e yakın AKP’li vekilin bulaştığı iddia edilen, Saray’ın danışmanlarının ve Erdoğan’ın atadığı tüm ilgili kamu görevlilerinin adının geçtiği vurguna ilişkin gerekenin yapıldığını söyledi. Resmi ziyaret gerçekleştirdiği Güney Kore’deki temaslarının ardından uçakta konuşan Erdoğan, “Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? Bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor” dedi. Özel kalemi Fatih Kılınç’ın da fon vurgununda ismi geçtiği Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu’nun toplandığını söyleyen Erdoğan, “Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız” dedi. Kaya’nın ifadesinin ardından Erdoğan’ın açıklamaları da vurguna dair gündeme gelen her bir gelişme karşısında dikkat çekici. Fon vurgunu balonu patlayalı 2 aya yakın bir süre olurken piyasaların manipüle edildiği iddiaları, iddiaların içerisinde siyasetçilerin, ekonomistlerin, bürokratların olduğu söylentileri çok daha önceye dayanıyor.
4 Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 9’uncu Sermaye Piyasaları Kongresi’ndeyaptığı açılış konuşmasında, sermaye piyasalarındaki manipülasyon iddialarına ve risklerine değinmiş, “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz, bu alanda düzenleme eksikliği var. Cezaları çok daha ağır hale getireceğiz ve mücadelenin dozunu artıracağız” ifadelerini kullanmıştı. Şimşek’ten 2 sene önce 2023’te Borsa İstanbul’un Kuruluşunun 150. Yıl Dönümü Programı’nda konuşan Erdoğan ise “İster siyasetçi, ister ekonomist, isterse simsar olsun sermaye piyasalarını manipüle etmeye çalışan tamahkârlara meydanı boş bırakmayız” açıklamalarında bulunmuştu.Ayrıca umulmadık isimler olarak anlatılan ve 433 şüpheli şahsın bulunduğu açıklanan liste hala kamuoyundan saklanıyor.
Öte yandan YENİ Parti Lideri Özgür Özel de fon vurgununa ilişkin yaptığı konuşmada AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın daha önce vurguna ‘münferit bir olay’ dediğini hatırlattı.Özel, “Münferit bir olay’ diyordu. Şimdi bir şebekeden, bir suç örgütü, başı-sonu belli olan bir suç örgütünden bahsediliyor. Biz Adalet Bakanı’nın ‘örgüt’ dediği her yapının ne hale geldiğini görüyoruz. Ama örgüt AK Parti’nin örgütü olunca, örgütün başından sonuna tamamının atamalarının altında Erdoğan’ın imzası olunca bambaşka bir durum var. Sayın Erdoğan söylesin bakalım, münferit bir olay mıymış bu, yoksa şebeke miymiş, suç örgütü müymüş?”Vurguna ilişkin gazetecilere yönelik saldırılara da değinen Özel, “Ömer Çelik’le bir arkadaşının Bodrum’da birlikte tatil yaptığı iddiaları varken ve Bodrum’da Ömer Çelik’le o kişinin birlikte konsere gittiğinin fotoğrafını paylaşması suç oluyor.O arkadaşımız gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve şimdi 10 yıl gibi bir hapis cezası talebi alıyor” diye konuştu.
Fon hançeri vuruluyor
Gazeteci Barış Terkoğlu, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın fon skandalına ilişkin açıklamaları sonrası hedef alınmasının perde arkasını anlattı. Cumhuriyet’te yayımlanan yazısında Terkoğlu, “Ahmet Şık hakkında, iddialarının ardından, sosyal medyada bir trol saldırısı başladı. Geçmişinden bugüne, yaşamına dair çeşitli meseleler hakkında ‘belaltı’ denen ithamlar yapıldı” dedi. Terkoğlu, “Öğrendiğime göre bu sırada bazı aracılar vasıtasıyla Ahmet Şık’a ‘bir suskunluk anlaşması teklifi’ gelmiş. Şık uzlaşmayı reddetmiş” dedi. “Ahmet Saymadi ‘uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak’ suçlamasıyla 5 Ekim günü tutuklandı” bilgisini paylaşan Terkoğlu, “‘Ahmet Şık’ın restoranının ortağı’ denen Ahmet Saymadi uyuşturucunun ve içenin olmadığı uyuşturucu dosyasında “kolaylaştırmak” suçlamasıyla 33 gündür tutuklu.Belli ki ‘dokunulmazlığı olan’ Ahmet Şık’a ‘fon hançeri’ vuruluyor” değerlendirmesinde bulundu.